Anasayfa    Hakkımda    Yazılar    Galeri    Yorumlar    Duyurular    Blog    İletişim      
CHİLOE



   CHİLOE



Chiloe, Şili'nin en büyük adası. Çok yağış alan bu ada gerçekten çok yeşil. Ada üzerinde bir kaç büyük yerleşim yeri ve etrafında çok sayıda küçük ada var. Ancud ve Castro benim ziyaret ettiğim iki büyük şehri.Tipik bir taşra.

Ancud'un renkli evleri...

Bu yeşilliğin içindeki rengarenk evler gerçekten çok sevimli. Fotograflarda çok güzel çıkan bu evler aslında birer gecekondu. Evler tahta ayakların üzerine oturtulmuş.Renkleri olmasaydı geride ne kalırdı bilmem! Karadeniz duygusu var burada.

Castro'nun renkli evleri...

Castro'nun evlerinin oyuncak ev duygusu verdiklerini söylemek fazla olmaz.Okyanus kıyısında olanlar yüksek ayaklar üzerine oturtulmuş. Hayatımda hiç görmediğim bir gelgit olayına tanık oldum.Sabah suyun içindeki evler öğleden sonra karadaydı. Sabah yüzen kayıklar da öğleden sonra karaya oturmuştu.İlk defa gördüğüm için beni heyecanlandırdı.



Chiloe Adası, ahşap kiliseleri ile ünlenmiş. Yüz yıllık belki daha eski ahşap kiliseler var burada. Evlerin geniş pencere içlerinde dini objeler dekoratif eşya olarak çok sık kullanılmış.Her izole yerde olduğu gibi inanç sığınılacak bir kaç şeyden biri sanırım.




Ahşap Kiliseler içinde en ünlü olanı Castro'daki iki kuleli kilis

İki kulesi olan kilisenin dışı kadar içi de çok etkileyici.Her şey ahşaptan yapılmış. Kolonlar, tavanlar...Müthiş bir işçilik.Daha önce Avrupa'da gördüğüm kiliseler kadar süslü değil ama çok etkileyici. Bu ağacın sıcaklığı olsa gerek. Bir başka not burada evlerin tavanları ve duvarları ahşap. Tek bir yerde soba yanmasına rağmen odalar soğuk değil.

Bu kiliseleri,yerli ve Avrupadan gelenler birlikte oluşturmuşlar.Chiloe adasının ziyaret edilmesinin nedeni çoğu zaman bu kiliseler.



Buradaki ilginç şeylerden bir diğeri duvar resimleri. Çok renkli,çok yaratıcı.Ancud'un yaşayan bölümü gerçekten iç karartıcı.Burayı cazip hale getiren bu resimler.



Doğa çok güzel, kesif yeşilin içindeki eften püften renkli evler, insana masal kitaplarındaki çizimleri hatırlatıyor.Hani iç ısıtan. Evler bu coğrafyaya ait. Şimdiye kadar gördüklerim sempatikti ancak bende gecekondu duygusu yarattı.



Adanın geçim kaynağının çoğunluğunu balıkçılık oluşturuyor.Son derece değişik balıklar gördüm. Ama en gözde olanı benim sevmediğim somon balığı. Ayrıca midyelerin içini kurutarak ipe diziyorlar. Bunlar çorba yaparken kullanılıyorlar.Bu kurutulmuş midyelere limon ya da benzeri soslar katarak salatasını da yapıyorlar.Bana çok kötü göründü.:((



Adanın cazibesinin bir başka nedeni deniz ürünleri.Fiyatlar, Türkiye fiyatları gibi.Arjantin'den pahalı. Yaklaşık 10 Amerikan Dolarına balık, salata bir bira ya da bir kadeh şarap içmek mümkün.




Tütsülenmiş somonlar

Burada yaşayanlara gelince... Giyim, kuşam ve davranış biçimleri ile çok tanıdık. Gençler arasında convers giymek burada da çok popüler. Ergenlere gelince her yerde aynılar. Ağı düşük pantolanlar, zincirler, küpeler... Davranışları, pek çok yerde tanık olduğumuz gibi rahatsız edici! Bunun adı küreselleşme olmalı. Etiketleri aynı! Bu küçücük yerleşim yerinde bunu görmek şaşırtıcı aslında!



Bir başka gözlem kadınların dişlerindeki küçük altınlar.Altın diş gibi ama daha küçük. Bir kaç kadında aynısını görünce onun da buraya ait bir özellik olduğunu düşündüm.Buradaki yerlilerin alışkanlıklarından gelmiş olmalı.Şili'de yirminin üstünde yerli grup var. Yerliler yaklaşık nüfusun %5 ini kapsıyor.Bu nüfusun içinde de yaklaşık %80 ini Mapuche'ler oluşturuyor.Uzun yıllar mücadele etmişler.Sonunda kendi topraklarında azınlık olarak yaşamlarını sürdürmeyi kabullenmişler.

Ancud küçük bir yer olmasına rağmen bir müzesi var. Müzenin içine girmedim ama bahçesi çok güzeldi. Oradan birkaç fotograf..






Bugün tam dağılma saatinde okulun önünden geçiyordum. Çocukların ellerinde çok iyi bildiğim el işi çalışmaları vardı.Dünyanın öbür ucunda bunları görmek ilginç geldi. İnsan aklı ortak! Nerede olursan ol!

Bir başka gözlem de Arjantinli Şili'liyi; Şili'li Arjantinli'yi Bolivya'lıyı...... sevmiyor. Ülkelerin birbirine geçişi çok kolay olmasına rağmen birbirlerinden çok hoşlandıkları söylenemez.."Bu milliyete değil kişliğe bağlıdır" dediğimde kabul ediyorlar.Bana sorarsanız Arjantinli'ler daha güler yüzlü!

Adadaki hediyelik eşya dükkanlarına göz attığımda doğruyu söylemek gerekirse aklımın kaldığı bir şey olmadı. Amasra tarzı hediyelik eşya dükkanları. Hasır sepetler,hasırdan yapılmış kuşlar, hayalet ve cadı hikayeleri ile ünlenmiş bu adada cadı süpürgeleri,tahta yakılarak yapılmış dekoratif eşyalar, hediyelik eşya olarak satılıyor.Görmek sevimliydi.



Meşhur cadı süpürgeleri. Kim alır ki!Adanın yerlisi almayacağına göre...Taşımak için de büyük görünüyorlar:))

Kaldığım hostelin sahibi Magdelan'ın mutfağı

Nisan 2009

Hostal San Sebastian, Erra Zurriz 301, 6000 Şili Pesos



832


Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yazılmamış.







“An” dokunulmaz ve uçucudur! An, bu yüzden zamanın en önemli değer ölçütüdür. Fotoğrafın “altın ölçeğinde” ana dokunmak, yaşamın farkında olmakla eş anlamlıdır.

Ahmet Önel


  KÜBA
  KUZEY HİNDİSTAN
  AMERİKA
  AVRUPA
  GÜNEY AMERİKA
  YUNAN ADALARI
  TÜRKİYE'DEN
  EGENİN KIYISINDAN
  BİRKAÇ FİLM ÜZERİNE...
  ORADAN BURADAN
  Galeri
      KÜBA
      ÇOCUK OLMAK
      HİNDİSTAN
      GÜNEY AMERİKA
      AMERİKA
      AVRUPA
      YUNAN ADALARI
      FOÇA
      DOĞADAN
      AYVALIK
      KARS
      MARDİN

© Ekim 2015, GuzinTumer.com